27 Aralık 2013 Cuma

Eğitimci Yüreği güzel dostumuz SEDA ULUCAYDAN ANLAMLI BİR YAZI!

Oyunlar hayata kendi penceremizden bakabildiğimiz çağlarımızın en güzel eğlencesiydi...

Oyunlar hayata kendi penceremizden bakabildiğimiz çağlarımızın en güzel eğlencesiydi. Oyunlar ile kendimize bambaşka bir dünya kurgulamıştık oysa ama yetişkinliğin gurbetinde toz oldu oyunsu dünya!

90'lı yıllarda çocuk olmak vardı şimdi bir merdiven başında evcilik oyununu oynamalıydık. Mutlu bir aile tablosu oluştururduk hayalsi dünyamızda. Şefkatle bakardık oyuncak bebeklerimize, güzel yemekler pişirirdik tencerelerimizde. Gelen misafirlerimizi güzelce ağırlar yüreğimizi bölüşürdük. Cömertçe ikram ederdik hayal ürünü ikramlarımızdan. Onlar da ikramlarımızı yemiş gibi yapar içten teşekkürlerini sunarlardı bize. Yine gel temennisiyle uğurlardık misafirlerimizi. Ya da oyuncak bebeğimizi alır komşumuzun kapısını çalardık. Anne rolünü üstlendiğimiz bu oyunda şimdi anlıyorum ki gelecekteki anneliğimin provasını yapmışız biz.

Elimize tebeşir geçmiş ise eğer hemen yere sek sek çizerdik. Sek seke başlamadan önce her oyunda olduğu gibi’’ Portakalı soydum başucuma koydum’’ tekerlemesiyle oyuna başlama sırası yapardık meğer bu sıralamayı yaparken ne kadar da adilmişiz. Eğitimci yorumuyla sek sek oyunuyla devinişsel becerimizi geliştirmeye başladığımızı söyleyebiliriz.

Saklambaç, yakalambaç  ve körebe art arta oynadığımız oyunlardı. Saklanmaktan sıkılmışsak yakalamak ister,görerek yakalamaktan sıkılmışsak görmeden yakalamak isterdik .Bu heyecan dolu oyun serüveninde terleyerek susar bir komşu teyzenin su getirişi ile kana kana su içerdik. Sularımızı içerken acele ederdik ki oyuna kaldığımız yerden devam edelim. Kaçma esnasında yere düştüğümüzde kanayan yaralarımız umrumuzda bile olmazdı oyundan keyif almaya bakardık biz.

Vazgeçemediğimiz arkadaşlarımız vardı bizim her ne kadar oyunbozanlık da yapsalar vazgeçemediklerimiz. Kan kardeş olduğumuz, ekmeğini bölüştüğümüz ve sabah akşam oyun oynadığımız arkadaşlarımız.

Bir kuru ağaç gölgesinde piknik yapardık evden saklı çıkardığımız yiyeceklerimizle. Yardıma muhtaç bir canlı görmüşsek kollarımızı sıvardık hemen. Eğer bütün çabamıza rağmen kurtaramamışsak gözyaşları içinde defneder, dua ederdik.

Oyunlar içindeki hayalsi dünyamızın ardı yetişkinliğin gurbeti oldu. Oyuncaklarımız raflara kalktı. Çocukluk arkadaşlarımız dört bir yana dağıldı. Dizlerimizdeki yaralar iyileşti ama bu kez de yüreğimiz yara almaya başladı. Yetişkinlik çocuksu ruhu gizleme sanatıymış meğer çocukluğun özlemi ile dolu milyonlarca insan bu şekilde yaşadığını sanıyor.

Günümüz çocuklarının oyun dünyasını anlamlı hale getirecek olan aileler ve eğitimcilerdir. Çocukluğumuzda oynadığımız oyunları çocuklarımıza da öğretelim onlarında hayal dünyası olsun. Unutmayalım ki 2000’li yılların çocuklarının anılarında bu günlerin yetişkinleri rol alacaktır …

Bana Bir Masal Anlat Baba :)


Bana bir masal anlat baba
İçinde denizler balıklar
Yağmurla kar olsun
Güneşle ay


Baba bir masal anlat bana
İçinde bütün oyunlarım
Kurtla kuzu olsun
Şekerle bal


Anlatırken tut elimi
Uykuya dalıp gitsem bile
Bırakıp gitme sakın beni


Bana bir masal anlat baba
İçinde tüm sevdiklerim
İçinde İSTANBUL olsun

24 Aralık 2013 Salı

Oyun Evrensel Bir Dildir :)


Çocuğunuzun Yüzünden Gülücükler Eksik Olmasın :)


Mutlu Çocuk yetiştirirken nelere dikkat etmeliyiz?

Çocuğunuz aldığı bilgiyi sorgulamayı bilmeli. Yani soru sormasını bilen,kendini ifade edebilen,neden ve niçin sorularını merak edebilen çocuklar yetiştirmeliyiz. Çocuk sorusuna cevap alabilirse yenisini sorar. Eğer çocuğunuza "saçmalama"şeklinde düşüncelerini küçümserseniz çocuğunuzun yaratıcılık özelliğine ketvurmuş olursunuz.
Çocuğunuzun yorum yapma yeteneğini geliştirin. İlginç düşünceler ortaya atsın. Mesela "bütün cisimler tersine dönse ne olur."Bu tür oyunlar oynayın. Çocuğunuza empati (başkasının yerine keni koyma)yapmayı öğretin. Çocuğunuza günlük tutma alışkanlığı kazandırırsanız kendini ifade etmeyi öğrenir. Çocuğunuz kendini tanır. Çocuğunuza Türkçe'yi güzel kullanmayı öğretin.0-4 yaş arasında kelime ve dil gelişimi çocuğunuzun zekasının gelişimi ile doğru orantılı olacaktır. Evde ailece kitap okuma alışkanlığınız olsun. Radyo dinleme alışkanlığını da çocuğunuza kazandırın. Her gün bir kelimenin manasını öğrenme oyunu oynayabilirsiniz. Düşünmeyi bilen çocuklar başarılı olan çocuklardır. Çocuklarınıza düşünmeyi ,olaylara farklı açıdan bakabilmeyi, nedenlerini ve niçinlerini düşünecek yaratıcılığı öğretin. Çocuklar 17 yaşına kadar zihinsel gelişiminin %50 sinin ,4 yaşına kadar %30 unun tamamlandığı bilimsel olarak ıspatlanmıştır. Eğitim kurumlarımızda ,çocukların,zihinsel,fiziksel,duygusal,sosyal ve dil yönünden yeteneklerine göre gelişimi sağlanmaktadır. 0-6 yaşları çocuğun kişilik gelişiminin %80 tamamlandığı dönemdir. Yapılan araştırmaya göre Anne ve babalar çocuklarını genelde "mutlu çocuk"olarak yetiştirmek istiyorlar. Ancak "mutlu çocuk için aranan şartlar" çok dikkat edilerek yerine getirilmelidir. Çünkü "mutluluk "göreceli bir kavramdır. Çocuğun mutlu olması için
1-Kendisiyle ve çevresiyle barışık çocuk mutlu çocuk olmak için birinci unsurdur. Çocuğunuz kendini tanıyan başarılarını ve başarısızlıklarını bilen bir kişi olarak büyütün.Çocuğunuzun kişiliğini eleştirmeyin,davranışını eleştirin. Çocuğunuz toplumda nasıl davranılması gerektiğini bilmeli,kendi haklarını ve sınırlarını çocuğunuza öğretin. Eğer çocuğunuz kendi haklarını ve toplumsal davranışları bilirse kendisi ile ve toplum ile barışık olarak büyür. Olaylara olumlu yönden bakar,Sınırlarını bilir ,kendi olumlu ve olumsuz yönlerini bilir.
2-MUTLU ÇOCUK KENDİ İRADESİNE HAKİM OLAN ÇOCUKTUR. Çocuğunuz eğer sağlıklı büyütülüyorsa sınırlarını bileceği için kendi iradesine hakim olmakta zorluk çekmeyecektir. Anne ve babalar çocukları ile işbirliği içinde olmalıdırlar. Asla güç gösterisinde bulunmamalıdırlar. Eğer çocuk evde anne ve babadan korkuyorsa çocuk okulda davranış bozukluğu gösterecektir. Ailede ve okulda çocuğun yaşına göre kurallar koyulmalıdır. Bu kuralların uygulanmasında tutarlı ve kararlı bir tutum uygulanmalı. Anne -baba ve öğretmen "hayır" sözcüğünü anlamına göre kullanmalıdır."hayır" sözcüğünü "evet"manasında kullanırsanız kararlılığınız zedelenir. 3-MUTLU ÇOCUK KENDİNE SAYGISI VE GÜVENİ OLAN ÇOCUKTUR. Kendine güven hayat boyu başarılı olmayı etkenleyen en önemli özelliklerden biridir. kendine saygısı olan kişi kendini ve sınırlarını kabul eden kişidir. Özsaygı sosyal,duygusal,bilişsel ve akademik yaşantımızı etkiler,dolayısıyla sağlıklı kişiliğin ön koşuludur. Değerli anne babalar çocuklarınızın kişiliğine,ihtiyaçlarına,düşüncelerine saygı gösterin. Çocuklar anne ve babaları tarafından desteklendiklerini bilsinler. özsaygı ve özgüveni düşük çocuklar kendilerinden memnun değillerdir. Devamlı çevreden onay beklerler,eleştirilme korkuları yüzünden istedikleri gibi davranamazlar. Harvard üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada özsaygısı yüksek insanların daha az stres altında kaldıkları ve hayatlarından daha memnun oldukları ortaya koymuştur. Stres iş yaşantısının yaklaşık %80 verimini düşürmektedir. 4-MUTLU ÇOCUK SORUN ÇÖZEBİLEN ÇOCUKTUR. Çocuklarınız adına devamlı sorunsuz ortam hazırlama çabası içerisinde olan anne babalar aslında çocuklarının sorun çozebilme özelliklerini köreltmektedirler. Anne ve babalar yol gösterici olmaları ve çocuklarının toplumsal bilgiye sahip olmalarını sağlamalıdırlar. Eğer sorunları anne ve baba çözerse çocuklar anne ve babaya bağımlı hale gelirler. Hata yapabileceklerini çocuklarınızın bilmesi gerekir. Asla "mükemmel" çocuk beklentisinde olmayın. Çünkü çocuğunuz hata yapmamak için hiç bir karar almayabilir. Yanlışları deneyerek öğrenmesini sağlayın.Asla başkasına zarar vermemesi gerektiğini öğretin. Yani çocuğunuza balık tutmayı öğretin,balık vermeyin. Çocuğunuzun sorun çözerken bakış açısını genişletebilirsiniz. 5-MUTLU ÇOCUK OLAYLARI SORGULAYABİLEN VE YARATICI ÇOCUKTUR. Çocuğunuzun yaratıcılık özelliğinin geliştirilebilir ve bastırılabilir özellikte olduğunu bilmelisiniz. Hayatımızda her şeyi olduğu gibi kabullenen değil irdeleyen,düşünen bir hayat tarzı oluşturmalıyız. Unutmayın yaratıcılık kullanılarak gelişir. Ne kadar küçük yaşta başlanırsa yaratıcılık özelliğini kullanma o kadar çok gelişir. Çocuğunuz değişik fikir söylediğinde terslemeyin. Daima eleştirileriniz yapıcı olsun. Eğer çocuğunuz düşüncelerini sizinle paylaşmazsa o zaman yaratıcılık yeteneğine ketvurursunuz.

http://blog.milliyet.com.tr

Faydalı Kitaplar :)



Bezirganbaşı :)


Günaydıııın Çocuklar !



Hey hey Günaydın çocuklar günaydın
Hep güler yüzle karşılarsınız beni
Hey hey günaydın çocuklar günaydın
Sabah akşam bıkmadan dinlersiniz beni

Dün gece düşündüm de renkler olmasaydı 
yaşanmazdı bu dünyada
Korktuğum odur ki kapkara bir dünyayı 
isteyenler var aramızda
Oyun ister bazen büyükler tabancalar kılıçlar tüfekler
Zevk meselesi bu karışılmaz

Tartışılmaz zevkler ve renkler sizin olsun bütün bu zevkler
Bırakın renkleri çocuklara
Hey hey günaydın çocuklar günaydın
Siz hiç kırmızı bir ağaç gördünüz mü
Hey hey günaydın çocuklar günaydın
Gökyüzü neden mavi düşündünüz mü

Başak sarı çim yeşil her şeyin bir rengi var 
değişmez doğanın dengesi
Mor turuncu sarı eflatun pembe haki çamur bile kahverengi
Oyun ister bazen büyükler tabancalar kılıçlar tüfekler
Zevk meselesi bu karışılmaz

Tartışılmaz zevkler ve renkler sizin olsun bütün bu zevkler
Bırakın renkleri çocuklara

Uzakta bir ülkede insanlar anlaşmış 
tam silahları bırakırken
İçlerinde ikisi hemen karşı çıkmış sonuçta onlar kazanmış
İkisinin de önünde birer düğme varmış 
biri yeşil diğeri kırmızı
Bir iki üç demişler basıvermişler 
ve sonunda dünya kapkaranlık olmuş
Tam istedikleri gibi

Oyun ister bazen büyükler tabancalar kılıçlar tüfekler
Zevk meselesi bu karışılmaz

Tartışılmaz zevkler ve renkler sizin olsun bütün bu zevkler
Bırakın renkleri çocuklara

Oyun ister bütün çocuklar

Eski Minder?


Çocuk ve Oyun :)


Çıngıraklı Top!


5 Aralık 2013 Perşembe

Oyunların Etkisini Yansıtan Fotoğraf Kareleri :)


Oyun Terapisi Nedir?? :)

 
İYİ SEYİRLER :)

Yaşa Göre Oyuncak Seçimi Nasıl Olmalıdır??


Oyuncak Seçiminin Önemi Nedir?

 
İYİ SEYİRLER :)

Oyunun Çocuğun Duygusal Gelişimine Katkısı :)


Oyun Ortamı Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?

 
İYİ SEYİRLER

Oyun Nedir???


Oyunun Çocuğun Sosyal Gelişimine Katkısı Neler??


Oyuncak seçiminde bazı ipuçları :)





Oyun, çocuğun dünyasında vazgeçilmez bir yere sahiptir. Oyuncak ise oyun için çok önemlidir. Bunu hepimiz biliyoruz ve çocuklarımıza sıklıkla oyuncaklar alarak onların oyunlarını bu oyuncaklarla desteklemeye çalışıyoruz. Ancak oyuncak seçiminde ne kadar başarılıyız? Özellikle günümüz toplumunda fazla seçenek şansına sahip olan çocuklar ve aileler bazen oyuncak seçiminde zorlanabiliyor. Bu yazıda oyuncak seçerken size yardımcı olabilecek bazı ipuçlarından bahsetmek istedim, umarım işinize yarar!
İşte bu ipuçları...


En önemli iki unsur: Çocuğunuza oyuncak seçerken oyuncakların güvenli ve çocuğunuzun gelişim düzeyine paralel nitelikte olmasına özen gösterin. Bir oyuncağın satışa çıkmış olması onun güvenli kılmaz. Yaşa ve gelişim düzeyine göre oyuncağın güvenlik durumu değişiklik gösterebilir. Örneğin, takı yapma seti küçük yaş çocukları için hiç de uygun olmayan bir oyuncak seçimidir. Çünkü küçük çocuklar bu sette bulunan boncukları yutabilir ve boğulma tehlikesi ile karşılaşabilirler. Oyuncak kutuları üzerinde yazan güvenlik uyarılarını mutlaka okuyun ve tercihinizi bu uyarılar ışığında yapın. Oyuncak seçerken aldığınız ürünün kutusunda CE işaretinin bulunmasına özen gösterin. Bu işaret pazara arz edilen bir malın kalite düzeyinden bağımsız olarak, insanlar ve diğer canlıların sağlık ve güvenlik ile ilgili temel gereklilikleri karşıladığını belirten bir işarettir ve ''Conformite Europeenne'' isminin baş harflerinden oluşmuştur. Gelişim düzeyine uygunluk ise oyuncak seçimindeki ikinci önemli unsurdur. Gelişim düzeyinin çok altında ya da çok üstünde olan oyuncak seçimleri çocuğun oyuncağa yönelik motivasyonunu olumsuz yönde etkileyecek ve çocuğun oyun esnasında bu oyuncağı tercih etmemesine olanak sağlayacaktır. 
Çocuğunuzla beraber oynayın:

Çocuğunuzla beraber oynamaktan çekinmeyin, unutmayın onunla paylaşacağınız her an değerlidir. Çocuğunuzla oynayarak onun nasıl ve ne kadar oyuncağa ihtiyacı olduğu daha kolay gözlemleyebilir, oyun esnasında sorabileceğiniz sorularla çocuğunuzun ne tip oyuncaklardan hoşlandığını, hangi oyuncaklara ihtiyacı olduğunu anlayabilirsiniz. Oyuncaklar asla sizin sevginizin yerini tutmaz, ona oyuncak satın alıyor olmanız sevginizi ona gösteriyor olmanız anlamına gelmez. Bu nedenle çocuğunuza oyuncak alarak vicdanınızı rahatlatmak yerine ona sevginizi gösterin ve onunla vakit geçirin.

Bazı ürünlere dikkat:

Bazı oyuncak reklamlarında bu oyuncakla oynayan çocukların daha zeki olduğu iddia edilir. Ancak şu ana kadar yapılan bilimsel çalışmalarda bu iddiayı destekleyen kesin bulgulara ulaşılamamıştır. Bu nedenle bu tip reklamların yanlış bilgi verdiğini, sizi gereksiz yere umutlandırdığını ve harcamaya teşvik ettiğini söyleyebiliriz. Özellikle eğitimsel niteliğe sahip olan oyuncakların pazarlamasında kullanılan bu çeşit iddialara şüpheyle yaklaşmanızı, ürünü satın alırken daha dikkatli olmanızı tavsiye ederiz.

Oyuncak seçiminiz sizin değer yargılarınızı yansıtır:

Çocuğunuza oyuncak seçerken ona aktarmak istediğiniz değer yargılarına uygun nitelikte oyuncaklar seçmeye özen gösterin. Örneğin, savaşın ve şiddetin kötü bir şey olduğunu ona anlatmak istiyorsanız çocuğunuza asla oyuncak silah almayın ya da bu tip öğeleri içinde barındıran bilgisayar oyunlarından uzak durun. Irk farklılıklarının önemli olmadığını, önemli olanın insan olmak olduğunu çocuğunuza anlatmak istediğinizde ise ona siyahi bir bebek alabilirsiniz.

Seçiminiz yaratıcılığı desteklesin:

Yaratıcılık ve oyuncak arasında aslında ters bir ilişki vardır. Çocuğun yaratıcılığını en çok destekleyen oyuncaklar aslında hiç de yaratıcı olmayan oyuncaklardır (bloklar, legolar, boyalar ve hamurlar gibi...) Buna rağmen çocuğun yaratıcılığını en az düzeyde destekleyen oyuncaklar ise oldukça yaratıcı olan oyuncaklardır ( robotlar gibi...) Burada sorgulamanız gereken nokta ise sizin için önemli olanın çocuğunuzun yaratıcılığı mı yoksa oyuncak tasarımcısının yaratıcılığı mı! Verdiğiniz cevaba göre seçiminizi yapabilirsiniz.

Unutmamanız gerekenler:

Oyuncak seçimi yaparken oyuncağın trendlere uygun ya da pahalı olması sizi etkilememeli. Onun yerine...

-Seçtiğiniz oyuncağın oyuna değer katabilecek nitelikte olmasına özen gösterin. Çocuğunuz bu oyuncakla oynarken eğlenebilmeli, bir şeyler öğrenebilmeli, yaratıcılığı gelişmeli ve bu oyuncakla birçok kez oynayabilmeli.

-Oyuncak iyi bir dizayna sahip olmalı, ilgi çekici olmalı ve kullanımı kolay olmalı.

-Seçtiğiniz oyuncak çocuğunuzun yaşına, zihinsel gelişim düzeyine uygun olmalı, onun yeteneklerine ve ilgi alanlarına hitap edebilmeli

-Oyuncak kaliteli, güvenli ve dayanıklı olmalı (bebek.com)

"Çocuklar "oyun" ile kendilerini anlatıyorlar"

Oyun, çocukların hayatının en önemli parçası. Oyunla yaşamın provasını yapıyorlar, duygu dünyalarını yansıtıyorlar, fiziksel ve duygusal olarak enerjilerini boşaltıyorlar, yaratıcılıklarını geliştiriyorlar. Çocukların hayatında böylesine önemli bir yer tutan oyunla ilgili merak ettiğiniz tüm soruların yanıtlarını Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Özden Dandul veriyor.

 



Oyun, çocukların hayatının en önemli parçası. Oyunla yaşamın provasını yapıyorlar, duygu dünyalarını yansıtıyorlar, fiziksel ve duygusal olarak enerjilerini boşaltıyorlar, yaratıcılıklarını geliştiriyorlar. Çocukların hayatında böylesine önemli bir yer tutan oyunla ilgili merak ettiğiniz tüm soruların yanıtlarını Yeditepe Üniversitesi Hastanesi’nden Uzman Psikolog Özden Dandul veriyor.

 Oyun nedir? Oyunun çocuğun yaşamındaki yeri ve önemi nedir?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Oyunun çocuğun yaşamında çok önemli bir yeri vardır. Oyun, sadece çocuk için bir boş zaman etkinliği değildir. Oyunu çocuk sadece kendisini oyalamak ve mutlu etmek amacıyla oynamaz. Oyun oynayarak çocuk yaşamın provasını yapar, kurduğu oyunlar içinde değişik rolleri deneyimler. Ayrıca oyun çocuğun kendisini anlatma aracıdır. Çocuk,oyunlarında duygu dünyasını yansıtır. O nedenle de çocuklarla çalışan ruh sağlığı uzmanları için çocukların oyunları onların iç dünyalarını anlatmaları bakımından önemli göstergelerdir.

Oyunun yararları nelerdir?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Oyunun çocuğun yaşamında duygusal, zihinsel, fiziksel ve sosyal gelişimi bakımından sağladığı çok önemli katkıları vardır. Çocuk ancak oyun oynayarak sağlıklı bir şekilde büyür. Oyunun eğitici, öğretici yararlarının yanısıra pek çok değişik yararları da vardır. Çocuk oyunlarında risk almayı öğrenir ki bu da çocuğun davranma cesaretini, güven duygusunu ve hayal gücünü geliştirir. Çocuğun oyunlarına başlangıçta sadece anne baba eşlik ederken zamanla çocuk oyunlarına diğer çocukları da dahil etmeye başladığından oyunun sosyalleşmeye katkısı büyüktür.Oyun aynı zamanda hem fiziksel hem de duygusal anlamda çocuk için bir terapidir. Koşup oynayarak çocuk fiziksel enerjisini kurduğu oyunlar aracılığıyla da duygusal gerilimini boşaltır.

 Çocuklarda yaşlara göre oyun gelişimi nasıl olur?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Bebekler oyunlarında bedenlerini araç olara kullanarak dünyayı keşfederler. Oyunlarla bir şeye katılmanın, parçasını olmanın, ilk olarak ilişkileri kontrol etmenin pratiğini yaparlar. Oyunlarıyla farklı şekil, ses, doku ve tatları keşfederler. Vücutlarının değişik bölümlerini öğrenirler. Ayrıca bebekler hem objelerden hem de insanlardan keyifli, haz veren yanıtlar almayı da öğrenirler.

Erken çocukluk döneminde çocuklar daha çok fiziksel aktivitelere yönelirler. Objeler arasındaki ilişkiyi ve onları nasıl kontrol edebileceklerini keşfetmeye yönelirler. Bir objenin kalıcılığını öğrenmek için saklanbaç gibi oyunlara yönelirler. Kendilerini daha çok grubun bir parçası olarak algılamaya başladıkları için gerekli olan dil ve sosyal becerileri geliştirmeye başlarlar. Sembolleri de kullanarak değişik rollere büründükleri oyunları oynamaya başlarlar.

Okul öncesi çocuklar arkadaşlık ilişkilerini ve diğer çocuklarla da oynayabilme becerilerini daha da geliştirirler. Dil yeteneklerini davranışa ve düşüncelerine uygun şekilde eşlik edecek şekilde kullanırlar. Objeleri bir araya getirip sonra da ayırdıkları oyunlar oynarlar bu nedenle de objeler arasındaki ilişkiyi daha kompleks bir şekilde deneyimledikleri oyuncaklara yönelirler. Objeler ve insanlardan nasıl haz alabileceklerinin pratiğini yaparlar. Motor becerilerini çok daha kompleks boyutlarda geliştirirler. Sonrasını öngörüp uygun plan yaparlar.

 Çocuğun oyun ortamı nasıl olmalıdır?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Çocuğun oyun ortamı elbette herşeyden önce güvenli olmalı ve çocuğa zarar verebilecek hiç bir şeyin ve çocuğun bir yerlerden düşme riskinin olmadığından emin olmak gerekir. Çocuğun oyunları hep bir keşfe yönelik olduğundan mümkün olduğunca çocuk ketlendiğini deneyimlememeli olabildiğince özgür haraket etmelidir. Ortamda çok fazla uyaranın olması çocuğun konsantrasyonunu etkileyebileceğinden , oyun ortamının özel uyaranlarla donatılmasına da gerek yoktur.

 Oyuncak seçerken nelere dikkat etmek gerekir?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Mutlaka oyuncağın çocuğun yaşına uygun olduğunda emin olmak gerekir. Çocuğun yaşına uygun olmayan zor oyunlar ya da oyuncaklar çocuğun hevesini kırabilir. Çocuğu mümkün olduğunca silah gibi onu şiddete yönlendiren oyuncaklarda uzak tutmak gerekir. Fakat bu arada çocuğunuza oyuncak seçerken kendinizin değil çocuğunuzun zevklerini göz önünde bulundurmanız gerekir. Çok pahalı oyuncaklara yönelemeye gerek de yoktur. Çocuğun yeni şeyler keşfedip keyifle değişik şeylerin pratiğini yapabileceği oyuncaklara ihtiyacı vardır.

 Oyuncak seçerken cinsiyet ayrımı yapmak doğru mudur?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Daha çok küçükken çocuklar cinsiyet farklılılarını gösterecek şekilde davranmaya başlarlar . Bu hiç bir anne babanın gözünden kaçmayacak kadar açıktır. Oyunlarla çocukların yaşamın provasını yaptıklarını düşünecek olursak cinsiyetlerine uygun oyuncaklar onların cinsel kimliklerine uygun davranışlarını daha bir pekiştirmelerine yardım eder. Fakat çocukların seçtikleri oyuncaklarada eğer çocuk erkekse bununla kızlar oynar kızsa bununla erkekler oynar türünden kıstlamalar getirilmemelidir. Çünkü çocukların karşı cinsi öğrenmeye de ihtiyaçları vardır. Bu onların empati yeteneklerini de geliştirmeleri için uygun fırsatlardır.

 Eğitsel oyun ve oyuncakların çocuğun zihinsel gelişimine katkısı nedir?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Muhakkak katkısı vardır. Ancak oyuncağın yararlı olabilmesi için çocuğun mutlaka oynamaktan keyif alması ve bir yetişkinin ona zaman zaman asistanlık yapmasına zaman zaman da ona eşlik etmesine ihtiyacı vardır ki eğitsel oyun ve oyuncaklar gerçekten çocuğa yararlı olabilsin.

 Arkadaşlarla oyun ne zaman başlar?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Çocuklar 4-5 yaşına gelinceye kadar kendi akranları ile oynamaktan kaçınırlar. Oyun için daha çok kendilerinden büyük çocukları seçerler. Kendilerinden büyük olan çocuklar akranlarından daha kontrollü olacağı için akranlarıyla olmaktan daha çok güven duydukları düşünülebilir.

 Hayali oyun arkadaşları neden olur?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Hayali oyun arkadaşları belli oranlarda her çocuğun yaşadığı bir şeydir. Bunun temel nedeni çocukların büyük ölçüde realite ve fantaziyi ayıramamalarından kaynaklanır. Eğer çocuğun oyun arkadaşı yoksa da hayali arkadaşlar üretebilir şayet böyle bir durumdan kaynaklanıyorsa anne babaların çocuklarının sosyalleşmesine katkıda bulunmaları gerekir. Hayali arkadaşın kötü bir arkadaşa dönüştüğü zamanlarda , kavgaların yaşandığı durumlarda bir uzmana gitmek de yarar vardır.

 Anne-babalar oyun gelişimi konusunda çocuklarını nasıl desteklemeliler?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Anne babaların dikkat etmeleri gereken önemli şey oyunu kendileri bile kursalar mutlaka çocuğun yönlendirmesine izin vermeleri hatta çocuğu oyunu yönlendirmeye teşvik etmeleri gerekir. Bir başka önemli noktada anne babanın keyif almasıdır. Anne babanın oyun oynamakdan keyif alıp almadığını çocuk çok net hisseder.

 Oyunların öğrenmeye katkısı nasıl olmaktadır?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Öğrenmek için dikkat ve konsantre olabilme yeteneği çok önemlidir. Ayrıca öğrenmek risk almak ve sabırlı olmayı gerektirir. En doğru öğrenme biçimi her ne kadar bizim eğitim sistemimiz için durum farklı da olsa deneme yanılma yöntemidir. İşte bütün bu becerileri çocuk oyun yolu ile öğrenip geliştirir.

 Oyunla çocuğun yaratıcılığını nasıl geliştirebiliriz?
Uzman Psikolog Özden Dandul: Bunun için pahalı oyuncaklara çocuğunuzun ihtiyacı yoktur. Doğadaki çevrenizdeki her şey çocuğunuzun şaşırarak keşfettiği yeniliklerdir. Çocuğun zaten sonsuz bir öğrenme hevesi ve merakı vardır. Anne babaların bunu ketlememeleri yapabilecekleri en önemli şeylerdendir. Bir başka şey de çocuklarını soru sormaya , araştırmaya teşvik etmeleri. Çocuklarından gelen alternatif, öneri ve yorumları saçma diyerek kapatmak yerine çocuğun yaratıcı özgün tarafları pekiştirilmelidir. (bebek.com)

  

Unutulmaya Yüz Tutmuş Çocuk Oyunları Belgeseli Fragmanı


İzlemenizi tavsiye ederiz!!!!

Çocuk Oyunları.... :)


Çocuğumla oyun oynamalıyım ama nasıl?



Oyun oynamanın çocuk gelişimindeki rolü ebeveynler tarafından maalesef ki atlanabiliyor.Oyun çocuklara kim olduğunu, neler yapabildiğini ve etrafındaki dünya ile nasıl etkileşime geçeceğini öğretme fırsatı sunduğundan çocuklar için çok faydalıdır.

Ebeveynler genelde oyunun çocuklar için içgüdüsel bir şey olduğuna inanırlar yani bir yetişkinin yardımı olmadan da çocuğun kendi kendine oyun oluşturabileceğini düşünürler. Çok küçük çocukların kendi kendilerine spontan oyunlar başlattıkları doğrudur ama şunu bilmeliyiz ki: bir çocuğun oyun yaratma konusundaki içgüdüsü eğer ebeveyn çocuğun oyun yaratma sürecini stimüle etmeye yönelik katkılarda bulunmuyorsa yavaş yavaş yok olmaktadır. O nedenle ebeveynlerin çocuklarıyla oyun oynamaları çok önemlidir.
· Oyunla çocuğunuzun günlük problemleri çözmesine, düşünceleri test etmesine ve hayal gücünü keşfetmesine yardımcı olabilirsiniz.
· Yetişkinlerle oyun çocuğun düşüncelerini, duygularını ve ihtiyaçlarını anlatabilmesine yarayacak şekilde bir kelime hazinesi geliştirmesini teşvik eder.
· Oyun sıra beklemeyi, paylaşmayı ve başkalarının hislerine özen göstermeyi öğreterek çocukların sosyal becerilerini arttırır.
· Oyun oynarken çocuğunuzda özgüven ve yeterlilik hissini teşvik etmiş olursunuz.
· Oyun, çocuğunuzla aranızda sıcak ilişkiler ve güçlü bağlar kurmak için çok faydalıdır.
· Araştırmalar, küçükken ebeveyni ile rol yapma ve hayal gücüne dayalı oyunlar oynayan çocukların ileride daha yaratıcı olduklarını ve daha az davranış problemi sergilediklerini göstermektedir.
Peki ebeveynler çocuklarıyla oyun oynarken nelere dikkat etmeli?
  1. Çocuğunuzun liderliğini izleyin
Çocuğunuzla oyun oynamanın ilk adımı kendi fikrinizi empoze etmek yerine çocuğunuzun liderliğini, fikirlerini ve hayal gücünü takip etmektir. Komutlar ve yönergeler vererek aktiviteleri organize etmeye çalışmayın. Çocuğunuza herhangi bir şey öğretmeye çalışmayın. Onun yerine, çocuğunuzun hareketlerini taklit edin ve onun size söylediklerini yapın. Kısa zaman sonra göreceksiniz ki siz arkanıza yaslanıp ona kendi hayal gücünü deneyimleme fırsatı verdiğinizde çocuğunuz oyunla daha çok ilgilenmeye ve daha yaratıcı olmaya başlayacak. Bu yaklaşım çocuğunuzun kendi başına oyun oynama ve düşünme becerisinin gelişimini de destekleyecektir.
  1. Oyunun hızını çocuğunuza uydurun
Küçük çocuklar oyun oynarken, aynı aktiviteyi tekrar tekrar yapma eğilimindedirler. Çünkü çocuklar kendi becerilerine güvenmeyi başarabilmek için aynı şeyi pek çok kez tekrarlamaya ihtiyaç duyarlar. Eğer henüz hazır değilken yeni bir şeyi denemeye itilirlerse kendilerini yetersiz hissedebilirler ya da hayal kırıklığına uğrayıp ebeveynle oynamaktan vazgeçebilirler. O nedenle, oyunun hızını çocuğunuzun temposuna uygun hale getirdiğinizden emin olun. Hayal gücünü kullanabilmesi için ona bolca vakit verin. Sadece sıkıldığınız için onu zorlamayın. Oyunun temposunu çocuğunuza uydurmak çocuğunuzun dikkat süresini genişletecektir ve tek bir aktiviteye belli bir süreliğine odaklanmasını teşvik edecektir.
  1. Çocuğunuzun ipuçlarına duyarlı olun
Çocuğunuzla oynarken size verdiği ipuçlarını takip edin. Eğer yapboz yapmakla ya da her hangi başka bir oyunla ilgilenmiyorsa çocuğunuzun yapmayı istediği bir aktiviteye geçin. Ona periyodik olarak yeni aktiviteler sunabilirsiniz ve ilgi gösterdiğinde destekleyici şekilde ona karşılık verebilirsiniz. Eğer oynadınız kart oyunu sinema bileti satmak, fırlatma oyunu gibi tamamen başka bir şeye dönüşürse sakın endişelenmeyin.
  1. Güç mücadelesine girmeyin
Pek çok ebeveyn farkında bile olmadan çocuklarıyla bir rekabet ilişkisi kurar. Oyun oynarken çocuklarına oyunu kuralına göre oynamayı ya da kaybetmeyi öğretme gereği duyarlar ya da oyunda kendilerine düşen kısmı o kadar iyi yaparlar ki çocuğun kendini yeterli hissedebilmesine fırsat vermezler. Oyunun temel amacı çocuğun kendini yeterli ve bağımsız hissetme duygusuna katkı sağlamak ve çocuğa kontrol ve gücü ele almak için uygun fırsatı vermektir. Çocuklar yetişkinlerle etkileşimlerinde bu şanslara çok az sahip olurlar. Oyun, kontrolü çocuğa vermenin ve kendi kurallarını uygulamasının güvenli olduğu tek zamandır.
  1. Çocuğunuzun fikirlerini ve yaratıcılığını övün ve cesaretlendirin
Çocuğunuzla oyun oynarken onu yargılamayın, düzeltmeyin ya da onunla zıt gitmeyin. Önemli olan şey çıkan ürünün ne olduğu değil çocuğunuzun yaratıcılığı ve deniyor olmasıdır. Çocuğunuzun fikirlerini, düşüncelerini ve davranışlarını övmenin yollarını bulmaya çalışın. Odaklanma, kararlılık, problemi çözmek için çabalama, yaratıcılık, duygularını ifade etme, işbirliği yapma, motivasyon ve özgüven gibi bir çok beceriyi övebilirsiniz. Çocuğunuzu övme yöntemlerini öğrenirken bir egzersiz olarak her 2 ya da 3 dakikada bir çocuğunuzun yaptığı bir şeyi övmeyi deneyebilirsiniz.
  1. Hayal gücü ya da taklide dayalı oyunlar oynayarak duyguları anlamayı öğrenmesini teşvik edin
Çocukların taklit oyunlarını teşvik etmek sadece çocukların hayal dünyasını, yaratıcı düşünce ve hikaye anlatma becerisini geliştirdiği için değil çocuklara duyguları düzenlemeyi ve paylaşmayı öğrettiği için de faydalıdır. Pek çok sağlıklı çocuk taklit oyunlarını 3 yaş civarı yapmaya başlar ve bazıları 18 aylık kadar erken bir zamanda bile yapabilir. Hayali arkadaşlar 4 yaş çocuklarında yaygındır. Bu tarz oyunları teşvik etmeniz önemlidir. Çünkü bu oyunlar çocuğunuz pek çok duygusal, zihinsel ve sosyal beceriyi kazanmasına katkı sağlar. Kutuların ve sandalyelerin ev ve saray olmasına izin verin, oyuncaklar akrabalara, arkadaşlara ve favori çizgi film karakterlerine dönüşsün. Taklit, hayal gücü oyunları çocukların neyin gerçek neyin gerçekdışı olduğunu anlamalarına yardımcı olur. Rol oyunları bir başkası olma hissini deneyimlemelerine yardım eder ki bu da başkalarının hislerini anlama ve onlara duyarlı olmayı öğretir.
  1. Açıklayıcı yorumlar yapın
Genelde ebeveynler oyun oynarken arka arkaya sorular sorarlar: “Bu hayvan ne?”, “Kaç tane beneği var?” , “Nereye gidiyor?”, “Ne yapıyorsun onunla?”. Sorular sorarak ebeveynler çocuğun öğrenmesine yardımcı olduklarını düşünürler ama bu yaklaşım genelde tam tersi etki yaratır: çocuklar daha kapalı, sessiz ve özgürce konuşma konusunda çekingen hale gelirler.
Çocuğunuzun oyunuyla ilgili olduğunu göstermek için çocuğunuzun ne yaptığı hakkında destekleyici yorumlar ve açıklamalar yapmalısınız. Bu yaklaşım dil gelişimini de aktif şekilde stimüle etmektedir. Örneğin, “Arabayı garaja koyuyorsun. Şimdi araba benzin alıyor.” vb. Kısa zamanda çocuğunuzun kendiliğinden sizin yorumlarınızı taklit etmeye başladığını göreceksiniz. Eğer açıklayıcı yorumlar sunmak konusunda kararlı olursanız çocuğunuzun bu tarz bir ilgiden çok hoşlandığını ve bu iletişim şeklinin çocuğunuzun kelime hazinesine katkıda bulunduğunu görürsünüz.
Eğer soru soruyorsanız, sayısını kısıtlı tutmaya ve aldığınız cevaptan sonra çocuğunuza olumlu geribildirim vermeye mutlaka dikkat edin. Örneğin, “Bu hayvan nedir?” diye sordunuz ve çocuğunuz “Zürafa” diye cevap verdi, bu durumda “Evet zürafa. Sen hayvanları tanıyorsun. Hem de bu zürafa sarı.” diye bir ekleme yapabilirsiniz.
  1. Çocuğunuzun problemi tek başına çözme becerisini teşvik edin
Bazen ebeveynler yardımcı olmaya çalışırken, çocukların nasıl problem çözüleceğini ve kendi başına oyun oynanacağını öğrenmesini zorlaştırırlar. Ebeveynin çok fazla yardım etmesi ya da işin tamamını üstlenmesi çocuğun başarı, kendine güven hissini azaltmakta ve yetişkine bağımlılığı teşvik etmektedir. Çocuğunuza onun için yapbozun tamamını yapacağınızı söylemek yerine birlikte yapmayı önerin. Sadece ihtiyacı olan kadar destek verin ve yapboz üzerinde çalışmaya devam etmesi için onu övün. Bir başarı hissi yaşamasına imkan vermeyecek kadar çok yardım asla vermeyin.
  1. Oyuna ilgi gösterin
Çocuklar sessizce oyun oynarken pek çok ebeveyn doğal olarak bu durumu kendi işlerini tamamlamak için bir fırsat olarak görür- yemek yapmak ya da gazete okumak gibi. Bunu yaparak, çocuğa sessizce oyun oynamasını ne kadar takdir ettiğinizi gösterememiş olursunuz. Sonuç olarak çocuğunuz tek başına, düzgün bir şekilde oyun oynadığında kendini görmezden geliniyor hisseder ve sadece gürültü çıkardığında ya da dikkat çekmek için bilinçli bir şeyler yaptığında ilgi toplayabildiğini düşünür.
Çocuğunuzun düzgünce oyun oynamasını takdir etmeli ve oyununa aktif olarak katılmalısınız. Eğer oyuna ilgi gösterirseniz, sizin dikkatinizi çekmek için uygunsuz yollar bulmaya daha az ihtiyaç duyacaktır. Aslında, pek çok anne baba çocuklarına düzenli olarak günde yarım saatlik oyun vakti ayırdıklarında, daha sonra kendilerine özel vakit ayırmaya daha çok fırsat bulduklarını söylemektedir. Eğer çocuklar her gün düzenli olarak ebeveynden belli bir ilgi görecekleri konusunda emin olurlarsa, ilgi çekmeye yarayacak uygunsuz davranışlar icat etmek zorunda kalmıyorlar.


Oyunla ilgili birkaç uyarı!
· Oyun sırasında çocuğunuzun uygunsuz şeyler yapacağı ya da bağırarak, huysuzlanarak, oyuncakları atarak yıkıcı davranışlar sergileyeceği zamanlar olabilir. Eğer davranışı görmezden gelmeniz mümkünse, kafanızı çevirin ve çok çekiciymişçesine başka bir oyuncakla oynamaya başlayın. Çocuğunuz uygun bir şekilde davranmaya başlayınca ona yeniden ilgi göstermeye başlayabilirsiniz. Eğer davranış görmezden gelemeyeceğiniz kadar kötüyse “Oyuncaklarını atacaksan, oyunu durdurmamız gerekir” gibi bir cümleyle oyunu bitirin.
· Bazen ebeveynler çocuklarıyla oyun oynamaya direnç gösterirler çünkü oyunu bitirmek istediklerinde büyük bir mızmızlanma yaşanacağından emindirler. Bunun çözümü, çocuğunuzu oyunun bitişine önceden hazırlamaktır. Oyun zamanının bitmesinden 5 dakika önce şöyle diyebilirsiniz: “5 dakika sonra ben oyunu bırakacağım”. İtiraz ya da protestoları görmezden gelmeniz ve başka bir şeye odaklanarak çocuğunuzun ilgisini kaydırmanız önemlidir. 5 dakika geçtikten sonra “Şimdi benim oyunu bitirme zamanım. Seninle oyun oynamak çok hoşuma gitti.” demeli ve odadan ayrılıp itirazları görmezden gelmelisiniz. Çocuğunuz daha uzun süre oynamak için sizi manipüle edemediğini bir kez öğrendi mi itirazlar yok olacaktır. Ayrıca, her gün düzenli olarak oyun vaktiniz olduğunu fark edince yarın yine sizinle oyun fırsatı yakalayacağını bildiğinden itiraz etmeye daha az ihtiyaç duyacaktır.
Gelişim Uzmanı Psikolog Sinem Olcay 
http://www.istanbulparentingclass.com

Aileler ne yapmalı?



·         Çocuklara hazır oyuncaklar yerine yaratıcılıklarını harekete geçirebilecek, bloklar, legolar, yapboz gibi oyunlar sunulmalıdır. Çamur, boya tebeşir ve oyun hamurları, değişik boyut ve renkteki küplerle, su, kum ve boyalar yaratıcı oyun etkinliği oluşturmaktadır. Resimli masal kitapları okuduğunuzda resimlere bakarak hayal güçlerine göre kendi hikayelerini yaratmasına fırsat verebilirsiniz.

·         Bazı çocuklar yeni aldıkları oyuncaklarını kendileri keşfetmek isteyebilirler; çözemeyeceğini düşündüğünüz durumlarda ya da çocuğunuz yardım istediğinde ona bilgi verin. Resim yapmak da bu yaş çocuklarının hayal güçlerinin zenginleşmesine yardımcı olmaktadır.

·         Çocuklar resim yaparken ebeveyn olarak ona sınırlamalar koymamanız, sürekli nasıl yapması gerektiğini söylememeniz yaratıcılıklarının gelişmesi için oldukça önemlidir.

·         Farklı renkler ve boyama şekilleri kullanmak da çocuğun yaratıcılığını destekler.

·         3-4 yaş çocuğunun yaşına uygun olan bazı nesneleri vererek onları oyuncak yerine kullanması da beklenebilir.

·         Bir oyuncağın başka özelliklerini de keşfetmesi veya başka bir oyuncak yerine kullanıyor olması da hayal gücü açısından önemlidir.
http://www.aksam.com.tr

4 Aralık 2013 Çarşamba

Oyunun Faydaları!

1- Oyun, çocuğu fiziksel yönden geliştirir.
2- Çocuğun sosyalleşmesi için en güzel desteklerden biridir.
3- Çocuğun dil gelişimine destek olur.

4- Çocuğun iletişim becerilerini geliştirir.
5- Çocuğun paylaşım duygularını güçlendirir.
6- Çocuğun toplum kurallarını öğrenmesini sağlar.
7- Çocuğun kendini ifade etmesini sağlar.

8- Çocuğu oyun oynama sırasında gözlemek, yakından tanınması için bir fırsattır.
9- Çocuğu bilişsel yönden geliştirir.
10- Çocuğun, büyük ve küçük kaslarını geliştirir.

11- Çocuğu psiko-motor yönden geliştirir.
12- Çocuğu neş’elendirir.
13- Çocuğun stres atmasını sağlar.

14- Çocuğun, yaratıcılık duygularının gelişmesine destek olur.
15- Oyunlarda, araç kullanımı varsa ; bunların kullanımını öğrenir.
16- Çocuklarda ait olma duygularının gelişimine yardımcı olur.
17- Takım oyunlarında liderlik ve lidere uyumu geliştirir.

18- Çocuğun, çevresini ,arkadaşlarını anlama ve tanıma becerilerini geliştir.
19- Çocuğun empati kurma yeteneğini geliştirir.
20- El-göz ve diğer organların koordinasyonunu sağlar.
21- Oyun çocuğun hayal kurma duygularını geliştirir.
22- Oyun, çocuklar için yeni bir dünya yaratmaktır. 
(gencgelisim.com)



"Hayallerim Büyük Ellerim Küçücük"

İYİ SEYİRLER :)

“Oyundan yoksun kalan bir çocuk hapiste gibidir. Yaşamı gerçek ve anlamlı kılan her şeyden yoksun bırakılmıştır.”

Öğretmenlik mesleğini çok seven ve okulöncesi öğretmeni olmak isteyen Elif, okuduğu bir dergide Oyundan yoksun kalan bir çocuk hapiste gibidir. Yaşamı gerçek ve anlamlı kılan her şeyden yoksun bırakılmıştır.” sözüyle karşılaşınca çevresindeki küçük çocukları ve onların oyun olanaklarını düşündü. Annesi ilkokul öğretmeniydi ve öğretmenlik mesleğine sevgisi ve ilgisi annesinin mesleğe bağlılığından kaynaklanıyordu.

Okulöncesi kurumlarda çalışan arkadaşları da vardı ve pek çok kez onları iş yerlerinde ziyarete gitmişti. Ancak, bu kurumlarda çocukların doyasıya oynadıklarını ve eğlendiklerini söyleyemezdi. Gözlediği etkinliklerin çoğu, bulmacalar, yapbozlar gibi masa etkinlikleri çalışmalarıydı. Annesinin sınıflarında ise oyunun hiç yer almadığını biliyordu. Bu çocuklar hapiste miydi?

Oyunu bu denli önemli gösteren bu sözleri acaba kendisi mi iyi yorumlayamamıştı yoksa gözlediği kurumlarda bu sözlerle anlatılmak istenenler mi göz ardı edilmişti? Belki de çalışma ve oyun kavramlarının ayrı anlamlarda kullanılması sonucu oyun önemsiz kabul edilmekteydi. Bu soru giderek düşüncelerini daha fazla zorlamaya başladı. Özellikle okulöncesi dönemde öğretmen olmak istediği için, bu konuda daha fazla okumak ve araştırmak ihtiyacını duydu. Fikirlerini sorduğu öğretmenler, oyunu bu denli önemsemiyorlar ve bunun için de sınıflarında oyun ortamlarına fazla yer vermiyorlardı. Onlar oyun sırasında çocukların gürültü yapmalarından, kendi başlarına hareket etmelerinden, oyuncakları farklı amaçlarla kullanıyor olmalarından rahatsızlık duyuyorlardı. Eğitimde disiplinin önemli olduğuna, öğretmenin her durumda kontrolü elinde bulundurması gerektiğine ve çocukların her zaman için öğretmen ne derse onu yapmaları gerektiğine inanıyorlardı.

Onlar için oyun boş zamanda çocukların yaptıkları şeyler, hatta yaramazlıklardı. Eğitim ortamlarında ise boş zaman olamayacağı gibi, yaramazlık da söz konusu olamazdı.

Elif, bu öğretmenlere kazandırılan eğitim anlayışını bu çerçeve içinde özetleyebildi. Oysa okumaya başladığı çağdaş çocuk eğitimine ilişkin yazılar, farklı bir bakış açısı ile oyunu inceliyordu. İkilem içinde kalmıştı. Çünkü biliyordu ki bir öğretmen olarak sınıfında ancak önemli olduğuna inandığı uygulamalara yer verebilir; çocuklar için önemsiz ve yararsız uğraşlara ise yer veremezdi. Çocuk eğitiminde, özellikle okulöncesi dönemde gelişim ve öğrenme açısından neyin önemli olduğunu iyi bilmek, onu bir öğretmen olarak çocuklar için en iyi ve doğru uygulamalara götürecekti. (aktifdrama.com)